11 Şubat 2016 Perşembe

USTA ile MARGARİTA

ÖZGÜN ADI: Ма́стер и Маргари́та
YAZAR: Mihail Bulgakov
ÇEVİREN: Aydın Emeç
YAYINEVİ: Can Yayınları
SAYFA SAYISI: 573

MİHAİL BULGAKOV


Mihail Bulgakov 1891 Kiev doğumludur. Tıp eğitimi ve doktorluk kariyerinin ardından gazetecilik yapmış fakat nihai kararını yazarlıktan yana vermiştir. Usta ile Margarita'nın yanında önemli eserleri; Köpek Kalbi, Beyaz Nöbet, Şeytani ile Turbinlerin Günü, Moliere Efendi gibi oyunlardır. Yazarlık kariyeri onu neredeyse fakirlik sınırları içinde bırakmıştır. Eserleri yasaklanıp parasız kaldığı dönemde tıpkı Zamyatin gibi Stalin'e yazarak sürgün edilmek istediğini bildirmiş,fakat Stalin'in  kendisine Moskova Tiyatrosu'nda görev vermesiyle sürgün kapıları tamamen kapanmıştır. Bu olaydan sonra kendisine karşı yürütülen karalama kampanyası da bitmiştir. 
Bulgakov bu görevi sırasında Usta ile Margarita'yı yazmaya başlamış ve kitabı tamamlaması yaklaşık 12 yıl sürmüştür. 12 yıl boyunca özellikle kitabın birinci bölümünü defaatle gözden geçirmiştir. Belli aralıklarla incelemeye her defasında ilk bölümden başladığı için ikinci bölüm çok daha az sayıda gözden geçirilmiş bulunmaktadır. Bulgakov'un dış dünyasındaki iniş çıkışlar belki de bir kaç katı ile iç dünyasında yaşanmaktadır. Sakinliğe ulaşamayan ruh halini, iki ayrı fakat iç içe geçmiş öyküyle anlatır kitabında. Pek çok yazardan belki de daha dikkat çekici şekilde kendi hayatını betimlemiştir -Her iki öykünün ortak karakterinin ağzından dökülen "ışığa değil yalnızca rahat ve huzura hak kazandı." ifadesinin kendi adına bir temenni olduğunu düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi.- Bunun en belirgin örneği, evli bir kadın olan Elena'ya olan aşkını Margarita üzerinden anlattığı bölümlerdir. Bir diğer örnek ise, 9 ay sonra babasını ölüme götüren hastalıktan dolayı kendisinin de öleceğini Şeytan'dan öğrenen büfeci karakteri. Tıpkı Bulgakov gibi (fakat romanı yazarken Bulgakov'un bu akıbetten nasıl haberi olabilirdi!) büfecinin de babasını öldüren sebepten ölmesiydi. Büfeci karakteri ile babası karaciğer kanserinden, Bulgakov ve babası ise böbrek hastalığından ölmüşlerdi. 

USTA İLE MARGARİTA

Yukarıda bahsettiğim gibi Usta ile Margarita, öykü içinde öykünün ilk örneklerinden biri. İsa'nın çarmıha gerilmesi hikayesi ile 1930'lu yıllarda Şeytan'ın Moskova'ya inerek insanların içindeki şeytanlığı ustalıkla gün yüzüne çıkarmasının anlatıldığı iki hikayeden oluşuyor kitap. Aslında İsa'nın çarmıha gerilmesi hikayesi, Moskova'da yaşayan Usta'nın kaleme aldığı ve yayınevince basılmasının uygun bulunmadığı kitabın ta kendisi.
Şeytan Woland, yardımcıları kedi kılığındaki ince zekalı Behemoth, baştan çıkarmak ve öldürmekten sorumlu Azazello, Fagatto ve kızıl saçlı kadın Hella ile, para, gösteriş ve iktidarı bütün değerlerin üstünde tutan Moskovalılara yaşattıkları bir dizi acıklı hikaye konu ediliyor. Acıklı çünkü Şeytan ve ekibinin akıl almaz oyunları, kurbanları hiç tükenmeyen bir korku ve endişeye mahkum ediyor. Woland ve ekibinin görünüşleri ile yaşadıkları olaylar fantastik fakat üzerinde durulan şeytanlıklar öyle tanıdık ve gerçekçi ki, hikaye bir yerlerde gerçekten yaşanıyor duygusuna kapıldığımı söylemeliyim. -Ya da bu büyük bir temenni; ne kurtarıcı ne de adalet dağıtıcı ne de cezalandırıcı, Woland bir sanatçı. Kabalığı zeka ve estetikle incelten bir Şeytan, kesinlikle sanatçı ve bu sanatçının gerçekten yaşadığını hayal etmek muhteşem.-


Romandaki mekanlardan en önemlisi olan 50. Dairenin bulunduğu apartman, Bulgakov'un ailesi tarafından Bulgakov müzesi haline getirilmiş. Müzenin girişinde Behemoth ve Azazello'nun heykeli bulunuyor. Bu kitabı okuyun ve gidebiliyorsanız mutlaka o müzeye gidin. Gidemiyorsanız, benim gibi google marifetiyle müzenin içinden çekilmiş fotoğrafları inceleyin. Kitabı okurken özellikle Woland ve ekibinin anlatıldığı kısımlarda gözümün önünden adeta film sahneleri geçti. O sahneler fotoğraf karesi halinde bir bir karşıma çıktıkça Bulgakov'un estetik zekasına yeniden hayran kaldım. Bu zevki Usta ile Margarita sever bütün okurlar yaşamalı.

Esen kalın.